Pek çok kişi yazın hala istediği formda olamamaktan şikayetçi. Bazı kişiler biraz zayıfladıysa bile istediği yerlerden (göbek, bel, basen) incelememekten yakınıyor. Normal diyet programlarında kişiler zayıflasa bile çoğu kişide daha çok yüz bölgesi inceliyor. Ama aşırı yağlı bölgelerde pek incelme olmuyor.
diyet listesi ender saraç ile kısa sürede fazla kilolarınından kurtulabilir ve istediğiniz görünüşe sahip olabilirsiniz.
sitemize : http://diyetlistesiendersarac.blogspot.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.
ender saraçın en etkili diyetlerini sizler için tek başlık altında topladık.
24 Aralık 2010 Cuma
5 Ekim 2008 Pazar
Yeşil Çay Koruyor

Taze yeşil çaydaki polifenolik maddelerin, kanser riskini azaltmada önemli etki gösterdiği belirtildi. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Sait Doğan, son yıllarda yapılan araştırmalarda yeşil çayın insan sağlığına olumlu etkiler yaptığını, özellikle kanser tedavisinde kullanılabileceğini belirtti.
Şekersiz olarak kullanılan yeşil çayın insan vücudunda sıvı dengesini sağladığını vurgulayan Doç. Dr. İsmail Sait Doğan, “Araştırmalara göre yeşil çaydaki polifenolik maddeler antioksidan özelliğe sahip olduklarından kanser riskini azaltmada müspet etki gösteriyor.” dedi. Çayın içerdiği antikanserojen ve antioksidan bileşenlerin vitamin E ve C’den daha etkili olduğu tespitini yapan Doğan, bu bileşenlerin kanser tedavisinde büyük rol oynamasının yanı sıra yeşil çayda E ve C vitaminlerinin az da olsa bulunduğunu dile getirdi.
Tokyo Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada, yeşil çayın kanser ve kalp hastalıkları gibi çok sayıda hastalığa karşı etkili olmasının sebebinin EGCG maddesi olduğunu söyleyen Doğan, “EGCG’nin akciğer, mide, kolon, karaciğer ve cilt kanserlerini önleyici etkisi bulunmaktadır. Avustralya’daki Curtin Üniversitesi ile Çin’deki Hangzu hastanesinin kanser uzmanları yeşil çay içen Çinli erkeklerle çay tüketmeyen Avustralyalı erkekler arasında yaptıkları karşılaştırmalı incelemeler sonucunda yeşil çayın prostat kanseri riskini azalttığı gözlenmiştir. Bu yüzden dünyada prostat kanserinin en düşük oranda görüldüğü ülke Çin’dir.” dedi.
Aynı araştırmacıların yeşil çayın yumurtalık kanseri riskini de azalttığı bulgularına ulaştıklarını ifade eden Dr. Doğan; “Yeşil çayın içinde bulunan EGCG ve EGC gibi maddeler sigara ile ilişkili kanser riskine karşı da etkilidir. Günde içilen 4-6 fincan yeşil çay, mide, yemek borusu, kolon, meme, sindirim sistemi kanseri riskinde azalma sağlar.” dedi.
Yeşil çayın faydaları
Kafein içeriğinden dolayı çay, kalp ve dolaşım sistemi için hafif bir uyarıcı olup damar sertliği riskini azaltıyor. Diş minesinin kuvvetlenmesinde ve dişlerin çürümelere karşı korunmasında önemli rol oynuyor. Yeşil çayın canlılık verici etkisi, içerdiği kafein ile yakından ilgilidir. İshali durdurur. İçerdiği mineral maddeler nedeniyle vücuttaki mineral madde dengesinin kurulmasında sudan çok daha etkilidir. Çay banyoları, sıcak çay emdirilmiş temiz tülbent veya pamukla yapılan kompres ve pansumanlar, göz ve cilde canlılık kazandırarak bazı rahatsızlıkları giderir. Vücuttaki toksinleri atar, yaşlanmayı geciktirir. Migreni geçirir, depresyonu önler. Zayıflama rejimlerine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Sürekli kullanımı, romatizma hastalığının tedavisinde faydalıdır. Çay yazın dinlendirmekle kalmayıp serinlik hissi de verir.
Yeşil Çay Nasıl Demlenir

Yeşil çayın demlenme şekli ülkelere ve geleneklere göre farklılıklar göstermekle birlikte bu mucize bitkiden en üst düzeyde yararlanmak için 80 derecede ısıtılmış su kullanılması öneriliyor. Demleme süresi kafein miktarını belirleyici etkendir. Kişi başına bir süzen poşetin üzerine sıcak su (kaynama seviyesinde olmayacak) ilave edip, 3-4 dakika ya da istenilen tat düzeyine gelene kadar ağzı kapalı olarak demlenmesi ve şeker ilave edilmeden içilmesi tavsiye ediliyor.
Kaynak : www.doga.com
Yeşil Çay Şekerlerlemesi

Japonya’da, yeşil çayın sağlığa yararlı özelliklerinden çocukların ve büyüme çağındaki gençlerin daha çok yararlanması için, gölge altında yetiştirilmiş taze çay sürgünlerinden elde etmiş oldukları yeşil çay sürgünlerinden Matcha (Tencha) olarak adlandırmış oldukları yeşil çay pudrasını kullanarak, ülkemizde ki sert şekerleme türü olan akide şekeri benzeri yeşil çay şekerlemesi üretimi yapılmaktadır. Şekerlemeler genel olarak, çeşitli yaş meyvelerin ve bazılarının kabuklarının veya kuru meyvelerin şekerle kaynatılmasıyla yapılmaktadır.
Yeşil çay şekerlemesi, sert şekerlemelerden olup meyve aromalı ve kakao’lu şekerleme üretim hattında imal edilmektedir. Sert şekerler, yüksek katı madde içeriğine dek kaynatılmış glikoz şurubu ve sukroz karışımlarıdır. Bu ürünler "camsı" nitelikte olup, aslında görünüşte katı fakat gerçekte erime noktalarının çok altında kristallenme olmadan katı özelliklerini gösterecek şekilde soğutulmuş haldedirler (McDonald, 1984).
Katı madde miktarı, kullanılan üretim tekniğine bağlı olmakla beraber %97 oranındadır. Bu kadar yüksek katı madde içeriğinde olan şeker kütlesi soğuyunca parlak bir görünüme kavuşur (Alexander, 1998b). İyi bir raf ömrüne sahip ürünün elde edilebilmesi için son ürün en az miktarda nem içermeli ve sukroz ile glikoz şurubu/invert şeker oranı arasında doğru denge kurulmalıdır. İstenen raf ömründeki ürünü sadece sukrozla üretmek mümkün olmayıp; glikoz şurubu katılması zorunludur. Glikoz şurupları şekerlemelerin en önemli hammaddelerinden biridir; çünkü kristalizasyonu, kıvamı, nem çekiciliği, renk gelişimini ve tatlılığı kontrol ederler (Anon., 1991).
Üretim işlemin şekerleme kütlesinin akıcılığı da oldukça önemlidir. Bu özellik karıştır manın kolay olmasını ve sonuçta camsı hali oluşturan soğutma işleminden önce şeker kütlesinin içinde tuttuğu havanın çıkarılmasını kontrol eder. Şekerleme formülasyonunda kullanılan glikoz şurubunun miktarı ve tipi şeker kütlesinin akıcılığı veya viskozitesi üzerine çok etkilidir ve bu faktör sadece glikoz şurubunun formülasyona ilavesiyle kontrol altında tutulur.
Yeşil çay pudrası ile glikoz şurubunun tipi ve kullanım miktarları, şekerin yenme veya çiğnenme özelliklerini tayin eder. Glikoz gibi düşük molekül ağırlıklı sakkaritler ürüne kırılganlık verirken, şurupta mevcut diğer yüksek sakkaritler ürüne çiğnenebilirlik sağlarlar. Glikoz şurubunun seçimi ayrıca şekerin raf ömrünü de etkiler. Sert şekerlemelerin denge nispi rutubeti %30 civarında olup atmosfer nemi her zaman bu değerden yüksektir ve bu nedenle ürünün nem çekme eğilimi vardır. Ancak glikoz şurubu kullanıldığında ürünün dış yüzeyinde oluşan tabakanın, nemin iç kısma nüfuzunu önlediği saptanmıştır. Böylece ürünün nem alması azılarak, yapışkan hale gelme eğilimi de azalır.
Yeşil çay şekerlemelerinde glikoz şuruplarının kullanım oranı pişirme prosesine göre değişir. Glikoz şurubu sukrozun toplam çözünürlüğünü arttırarak, sukrozun kristallenme eğilimini arttıran karıştırma işleminin etkisini azaltır. Ayrıca bu proses sırasında oluşan invert şeker miktarı, yüksek sıcaklıklarda daha kısa süre bekletmenin bir sonucu olarak daha azdır. Bu ürünlerin depolanmasında sukrozun tekrar kristallenmesi sorunu da glikoz şurubunun kullanımıyla önlenmiş olur.
Şekerlemelerin cinsine bağlı olarak istenen kalite özellikleri; ürünün çok sert olmaması, doku ve çözünürlüğünün damak tadına uygun olması, uygun şekilde tatlılığıdır (Van Binsbergen ve ark., 2001). Glikoz şuruplarının yeşil çay şekerlemelerinde kullanımının temel amaçları viskozite sağlamak, lezzeti geliştirmek, doku sağlamak, nem tutucu özellik kazandırmak, tatlılık vermek ve renk kaybına direnci arttırmaktır (Hebeda, 1987). Şekerlemelerde mikroorganizma gelişimini önleyecek su aktivitesi değeri %75'lik sukroz konsantrasyonuyla mümkündür. Ancak, sukroz 20°C'de %67.1 konsantrasyonda doygunluğa ulaşıp kristallenir. Sukroz, glikoz şurubu yer değiştirdiğinde kristalleşme olmaksızın daha yüksek konsantrasyonlar ile düşük su aktivitelerine ulaşılmaktadır (Jackson, 1995).
Şekerlemelerde ayrıca, nişasta esaslı maddeler nötr bir tat sağlamalarının yanı sıra ürün dokusunu da etkilemektedir. Bu ürünlerde en önemli sorunlardan biri ürünün ortamdan nem absorblamasıdır. Bunun sonucu ürün yüzeyi yapışkan hale gelerek doku bozulur ki bu, glikoz şuruplarının önemli etkisi olan ürün yüzeyinin su absorplanması sonucu oluşan yapışkanlığını önlemesidir. (Alexander, 1998b).
Devamı : www.biriz.biz
Yeşil Çay Pudrası

Japon çay serominilerinin vazgeçilmez parçası... Yeşil çay pudrası, değişik gıdalarda görünüm, tat ve aroma verici olarak kullanılabildiği gibi ayrı bir içecek olarakda kullanılabilinir. Özellikle dondurma, pasta, kek, kek miksi, makarna, şekerleme ve değişik sosların hazırlanmasında kullanılabilinir. Soğuk olarak içilebilen güzel bir içecektir. Çok yüksek fiyatlarda alıcı bulabilen yeşil çay pudrası (150$/kg'a kadar) üretimi ile belki ilgilenilir umuduyla.
Yeşil çay pudrası üretilecek çaylar, yüksek kaliteli, taze ve mümkünse kimyasal mücadele gerektirmeyen ortam ve koşullarda olması gerekmektedir. Bunun için şu anda Japonya'da kapalı alanlarda özel koşullarda bilgisayar kontrolünde çay tarımı yapılmaktadır.
Katti surette kimyasal gübre kullanılmadan tamamen organik gubrelerle bitkinin ihtiyacı karşılanmaktadır.
Üretime alınacak yapraklar, yalnızca yılın ilk ve taze üründen olmalı, incitilmemeli ve elle toplanmalıdır.
Kesinlikle kartlaşmış yapraklar toplanılmamalıdır.
Fabrikaya gelen çaylar hemen çayın yeşil kalmasını, parlaklığını koruması ve oksidasyonu durdurmak için 15- 20 saniye sitim ile yıkanır.
Sapçıklar ve yaprak damarları ayrılır. Sonraki aşamalar kesme, eleme, kurutma ve tasnif işlemleridir.
Klima şartı oluşturulmuş odalarda çaylar öğütülür. O kadar titizlikle öğütülürki 40 gram evet 40 gram pudra elde etmek bir değirmende 1 saatlik bir süre gerektirir.
Tarımında olduğu gibi üretim proseslerinde de özel koşullar oluşturulmaktadır. Laboratuar özelliği gösteren bölümlerde mikron seviyesinde öğütücü değirmenler kullanılmaktadır.
Bu ürünün kendine has renk, koku, tat ve aroması vardır. Kesinlikle rutubet almayacak şekilde, küçük paketler halinde ambalajlanır.
Yeşil çay pudrası üreten değirmenlerde, yalnızca üst bölüm döner. Partikül büyüklüğü yalnızca 1-3 mikrondur.
(1milimetre=1000 mikron)
Yeşil Çay Dondurması

Yeşil çayın üretimi başta olmak üzere, elde edilen yan ürünler konusunda da uzman olan Japon'lar evlerinde yeşil çay dondurması yapıyorlar, ya siz yapmak istemezmiydiniz? Denemeye değer, kolay gelsin...
Yeşil Çay Dondurmasının Tarifi :
4-6 Kişilik servis için gerekli malzemeler:
3/4 fincan süt
2 yumurta sarısı
5 servis kaşığı toz şeker
3/4 fincan krema sütü (1 kap=250 mL)
1 servis kaşığı matcha yeşil çay tozu (pudrası) - Ülkemizde bunun yerine Çay-Kur teabag yeşil çayı kullanılarak demlenmiş infuzyon (dem) kullanılabilir.
3 yemek şakığı (yarım çay bardağı) sıcak su
Hazırlama aşamaları
1. Yeşil çay tozu sıcak su ile karıştırılır.
2. Ayrı bir kapta yumurta sarısı, toz şeker ile sıcak sukarıştırılır (bu aşamada 3 yemek şakığı -yarım çay bardağı ilave edilir).
3. Bu karışıma süt ilave edilir.
4. Karışım düşük sıcaklıkta ısıtılır.
5. Karışım soğutulur.
6. Karışıma önceden hazırlanan yeşil çay ilave edilir .
7. Çırpılan krema sütü,karışıma ilave edilir ve iyice karıştırılır.
8. Karışım dondurulur.
Termojenik Yeşil Çay Kapsülü

Termojenik aktivite; alınan besinleri yakarken oluşan ısı ve bunun için harcanan enerjidir. Günlük enerji tüketiminin önemli bir bölümünü termojenik aktivite oluşturur. Her besin, termojenik aktiviteyi farklı etkiler.
Yeşil çayın termojenik etkisi, yani vücutta yağ yakılmasını hızlandırdığı son yıllarda başta japonya olmak USA'da yapılmış olan deneysel çalışmalarla kanıtlanmış ve ardından farmakolojik bir ürün (eczanelerde satılmak üzere) olarak üretimine başlanmıştır. Yeşil çayın bu bakımdan başlıca etkili bileşeni epigallokateşin gallat (EGCG) ve kafein olarak belirtiliyor.
Çay kateşinleri bakımından zenginleştirilmiş yeşil çay ekstrelerinin esmer yağ dokusu üzerinde yağ yakıcı (termojenik) etkisi, gerek deney hayvanlarında gerekse insanlarda gösterilmiş. İnsanlarda üç ay uygulama ile vücut yağ kütlesinde belirgin azalma gözlenmiş.
Kolalı içecekler, çay ve kahve gibi kafein taşıyan içecekleri kullanmaması önerilen kişilerde, bilhassa kalp ve damar hastaları veya serebrovasküler (beyin damarları ile ilgili) rahatsızlığı bulunanların bu tip ürünlerden kesinlikle kaçınması gerekir. Bu hastaların kullandığı ilaçlar ile etkileşmesinin yanı sıra, vücutta elektrolit (mineraller) dengesini, bilhassa potasyum oranını bozarak risk oluşturur. Yine migren krizlerini tetikleyebileceği göz önünde bulundurulmalı. Ancak yeşil çay kateşinlerinin (EGCG) bu termojenik etkisinden daha güvenle yararlanılabilmesi için son yıllarda düşük kafein oranına sahip (yüzde 94 EGCG ve yüzde 0.1 kafein) bir formülasyon geliştirilmiş.
Yağ yakılmasını hızlandıran (Termojenik etki) bir başka karışım olan efedrin ile kafeinin birlikte yer aldığı preparatların kullanımı 2003 yılında Amerikan İlaç Dairesi (FDA) tarafından kalp-damar ve serebrovasküler yan etkilerinin yanı sıra paranoyadan intihar eğilimine kadar çeşitli psikolojik yan etkileri nedeniyle yasaklanmıştı. Ancak bu uygulamada sorun efedrinin tedavide önerilen miktarın 60 katı fazla kullanılmasıydı. Bu durumda gerek sporcularda ve gerekse obozite hastalarınca termojenik yeşil çay kapsüllerinin kullanımını arttırmıştır.
Kaynak : www.biriz.biz
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)