5 Ekim 2008 Pazar

Yeşil Çay Koruyor


Taze yeşil çaydaki polifenolik maddelerin, kanser riskini azaltmada önemli etki gösterdiği belirtildi. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Sait Doğan, son yıllarda yapılan araştırmalarda yeşil çayın insan sağlığına olumlu etkiler yaptığını, özellikle kanser tedavisinde kullanılabileceğini belirtti.

Şekersiz olarak kullanılan yeşil çayın insan vücudunda sıvı dengesini sağladığını vurgulayan Doç. Dr. İsmail Sait Doğan, “Araştırmalara göre yeşil çaydaki polifenolik maddeler antioksidan özelliğe sahip olduklarından kanser riskini azaltmada müspet etki gösteriyor.” dedi. Çayın içerdiği antikanserojen ve antioksidan bileşenlerin vitamin E ve C’den daha etkili olduğu tespitini yapan Doğan, bu bileşenlerin kanser tedavisinde büyük rol oynamasının yanı sıra yeşil çayda E ve C vitaminlerinin az da olsa bulunduğunu dile getirdi.

Tokyo Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada, yeşil çayın kanser ve kalp hastalıkları gibi çok sayıda hastalığa karşı etkili olmasının sebebinin EGCG maddesi olduğunu söyleyen Doğan, “EGCG’nin akciğer, mide, kolon, karaciğer ve cilt kanserlerini önleyici etkisi bulunmaktadır. Avustralya’daki Curtin Üniversitesi ile Çin’deki Hangzu hastanesinin kanser uzmanları yeşil çay içen Çinli erkeklerle çay tüketmeyen Avustralyalı erkekler arasında yaptıkları karşılaştırmalı incelemeler sonucunda yeşil çayın prostat kanseri riskini azalttığı gözlenmiştir. Bu yüzden dünyada prostat kanserinin en düşük oranda görüldüğü ülke Çin’dir.” dedi.

Aynı araştırmacıların yeşil çayın yumurtalık kanseri riskini de azalttığı bulgularına ulaştıklarını ifade eden Dr. Doğan; “Yeşil çayın içinde bulunan EGCG ve EGC gibi maddeler sigara ile ilişkili kanser riskine karşı da etkilidir. Günde içilen 4-6 fincan yeşil çay, mide, yemek borusu, kolon, meme, sindirim sistemi kanseri riskinde azalma sağlar.” dedi.

Yeşil çayın faydaları
Kafein içeriğinden dolayı çay, kalp ve dolaşım sistemi için hafif bir uyarıcı olup damar sertliği riskini azaltıyor. Diş minesinin kuvvetlenmesinde ve dişlerin çürümelere karşı korunmasında önemli rol oynuyor. Yeşil çayın canlılık verici etkisi, içerdiği kafein ile yakından ilgilidir. İshali durdurur. İçerdiği mineral maddeler nedeniyle vücuttaki mineral madde dengesinin kurulmasında sudan çok daha etkilidir. Çay banyoları, sıcak çay emdirilmiş temiz tülbent veya pamukla yapılan kompres ve pansumanlar, göz ve cilde canlılık kazandırarak bazı rahatsızlıkları giderir. Vücuttaki toksinleri atar, yaşlanmayı geciktirir. Migreni geçirir, depresyonu önler. Zayıflama rejimlerine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Sürekli kullanımı, romatizma hastalığının tedavisinde faydalıdır. Çay yazın dinlendirmekle kalmayıp serinlik hissi de verir.

Yeşil Çay Nasıl Demlenir


Yeşil çayın demlenme şekli ülkelere ve geleneklere göre farklılıklar göstermekle birlikte bu mucize bitkiden en üst düzeyde yararlanmak için 80 derecede ısıtılmış su kullanılması öneriliyor. Demleme süresi kafein miktarını belirleyici etkendir. Kişi başına bir süzen poşetin üzerine sıcak su (kaynama seviyesinde olmayacak) ilave edip, 3-4 dakika ya da istenilen tat düzeyine gelene kadar ağzı kapalı olarak demlenmesi ve şeker ilave edilmeden içilmesi tavsiye ediliyor.

Kaynak : www.doga.com

Yeşil Çay Şekerlerlemesi


Japonya’da, yeşil çayın sağlığa yararlı özelliklerinden çocukların ve büyüme çağındaki gençlerin daha çok yararlanması için, gölge altında yetiştirilmiş taze çay sürgünlerinden elde etmiş oldukları yeşil çay sürgünlerinden Matcha (Tencha) olarak adlandırmış oldukları yeşil çay pudrasını kullanarak, ülkemizde ki sert şekerleme türü olan akide şekeri benzeri yeşil çay şekerlemesi üretimi yapılmaktadır. Şekerlemeler genel olarak, çeşitli yaş meyvelerin ve bazılarının kabuklarının veya kuru meyvelerin şekerle kaynatılmasıyla yapılmaktadır.

Yeşil çay şekerlemesi, sert şekerlemelerden olup meyve aromalı ve kakao’lu şekerleme üretim hattında imal edilmektedir. Sert şekerler, yüksek katı madde içeriğine dek kaynatılmış glikoz şurubu ve sukroz karışımlarıdır. Bu ürünler "camsı" nitelikte olup, aslında görünüşte katı fakat gerçekte erime noktalarının çok altında kristallenme olmadan katı özelliklerini gösterecek şekilde soğutulmuş haldedirler (McDonald, 1984).

Katı madde miktarı, kullanılan üretim tekniğine bağlı olmakla beraber %97 oranındadır. Bu kadar yüksek katı madde içeriğinde olan şeker kütlesi soğuyunca parlak bir görünüme kavuşur (Alexander, 1998b). İyi bir raf ömrüne sahip ürünün elde edilebilmesi için son ürün en az miktarda nem içermeli ve sukroz ile glikoz şurubu/invert şeker oranı arasında doğru denge kurulmalıdır. İstenen raf ömründeki ürünü sadece sukrozla üretmek mümkün olmayıp; glikoz şurubu katılması zorunludur. Glikoz şurupları şekerlemelerin en önemli hammaddelerinden biridir; çünkü kristalizasyonu, kıvamı, nem çekiciliği, renk gelişimini ve tatlılığı kontrol ederler (Anon., 1991).

Üretim işlemin şekerleme kütlesinin akıcılığı da oldukça önemlidir. Bu özellik karıştır manın kolay olmasını ve sonuçta camsı hali oluşturan soğutma işleminden önce şeker kütlesinin içinde tuttuğu havanın çıkarılmasını kontrol eder. Şekerleme formülasyonunda kullanılan glikoz şurubunun miktarı ve tipi şeker kütlesinin akıcılığı veya viskozitesi üzerine çok etkilidir ve bu faktör sadece glikoz şurubunun formülasyona ilavesiyle kontrol altında tutulur.

Yeşil çay pudrası ile glikoz şurubunun tipi ve kullanım miktarları, şekerin yenme veya çiğnenme özelliklerini tayin eder. Glikoz gibi düşük molekül ağırlıklı sakkaritler ürüne kırılganlık verirken, şurupta mevcut diğer yüksek sakkaritler ürüne çiğnenebilirlik sağlarlar. Glikoz şurubunun seçimi ayrıca şekerin raf ömrünü de etkiler. Sert şekerlemelerin denge nispi rutubeti %30 civarında olup atmosfer nemi her zaman bu değerden yüksektir ve bu nedenle ürünün nem çekme eğilimi vardır. Ancak glikoz şurubu kullanıldığında ürünün dış yüzeyinde oluşan tabakanın, nemin iç kısma nüfuzunu önlediği saptanmıştır. Böylece ürünün nem alması azılarak, yapışkan hale gelme eğilimi de azalır.

Yeşil çay şekerlemelerinde glikoz şuruplarının kullanım oranı pişirme prosesine göre değişir. Glikoz şurubu sukrozun toplam çözünürlüğünü arttırarak, sukrozun kristallenme eğilimini arttıran karıştırma işleminin etkisini azaltır. Ayrıca bu proses sırasında oluşan invert şeker miktarı, yüksek sıcaklıklarda daha kısa süre bekletmenin bir sonucu olarak daha azdır. Bu ürünlerin depolanmasında sukrozun tekrar kristallenmesi sorunu da glikoz şurubunun kullanımıyla önlenmiş olur.

Şekerlemelerin cinsine bağlı olarak istenen kalite özellikleri; ürünün çok sert olmaması, doku ve çözünürlüğünün damak tadına uygun olması, uygun şekilde tatlılığıdır (Van Binsbergen ve ark., 2001). Glikoz şuruplarının yeşil çay şekerlemelerinde kullanımının temel amaçları viskozite sağlamak, lezzeti geliştirmek, doku sağlamak, nem tutucu özellik kazandırmak, tatlılık vermek ve renk kaybına direnci arttırmaktır (Hebeda, 1987). Şekerlemelerde mikroorganizma gelişimini önleyecek su aktivitesi değeri %75'lik sukroz konsantrasyonuyla mümkündür. Ancak, sukroz 20°C'de %67.1 konsantrasyonda doygunluğa ulaşıp kristallenir. Sukroz, glikoz şurubu yer değiştirdiğinde kristalleşme olmaksızın daha yüksek konsantrasyonlar ile düşük su aktivitelerine ulaşılmaktadır (Jackson, 1995).

Şekerlemelerde ayrıca, nişasta esaslı maddeler nötr bir tat sağlamalarının yanı sıra ürün dokusunu da etkilemektedir. Bu ürünlerde en önemli sorunlardan biri ürünün ortamdan nem absorblamasıdır. Bunun sonucu ürün yüzeyi yapışkan hale gelerek doku bozulur ki bu, glikoz şuruplarının önemli etkisi olan ürün yüzeyinin su absorplanması sonucu oluşan yapışkanlığını önlemesidir. (Alexander, 1998b).


Devamı : www.biriz.biz

Yeşil Çay Pudrası


Japon çay serominilerinin vazgeçilmez parçası... Yeşil çay pudrası, değişik gıdalarda görünüm, tat ve aroma verici olarak kullanılabildiği gibi ayrı bir içecek olarakda kullanılabilinir. Özellikle dondurma, pasta, kek, kek miksi, makarna, şekerleme ve değişik sosların hazırlanmasında kullanılabilinir. Soğuk olarak içilebilen güzel bir içecektir. Çok yüksek fiyatlarda alıcı bulabilen yeşil çay pudrası (150$/kg'a kadar) üretimi ile belki ilgilenilir umuduyla.

Yeşil çay pudrası üretilecek çaylar, yüksek kaliteli, taze ve mümkünse kimyasal mücadele gerektirmeyen ortam ve koşullarda olması gerekmektedir. Bunun için şu anda Japonya'da kapalı alanlarda özel koşullarda bilgisayar kontrolünde çay tarımı yapılmaktadır.

Katti surette kimyasal gübre kullanılmadan tamamen organik gubrelerle bitkinin ihtiyacı karşılanmaktadır.
Üretime alınacak yapraklar, yalnızca yılın ilk ve taze üründen olmalı, incitilmemeli ve elle toplanmalıdır.
Kesinlikle kartlaşmış yapraklar toplanılmamalıdır.
Fabrikaya gelen çaylar hemen çayın yeşil kalmasını, parlaklığını koruması ve oksidasyonu durdurmak için 15- 20 saniye sitim ile yıkanır.

Sapçıklar ve yaprak damarları ayrılır. Sonraki aşamalar kesme, eleme, kurutma ve tasnif işlemleridir.
Klima şartı oluşturulmuş odalarda çaylar öğütülür. O kadar titizlikle öğütülürki 40 gram evet 40 gram pudra elde etmek bir değirmende 1 saatlik bir süre gerektirir.


Tarımında olduğu gibi üretim proseslerinde de özel koşullar oluşturulmaktadır. Laboratuar özelliği gösteren bölümlerde mikron seviyesinde öğütücü değirmenler kullanılmaktadır.
Bu ürünün kendine has renk, koku, tat ve aroması vardır. Kesinlikle rutubet almayacak şekilde, küçük paketler halinde ambalajlanır.
Yeşil çay pudrası üreten değirmenlerde, yalnızca üst bölüm döner. Partikül büyüklüğü yalnızca 1-3 mikrondur.
(1milimetre=1000 mikron)

Yeşil Çay Dondurması


Yeşil çayın üretimi başta olmak üzere, elde edilen yan ürünler konusunda da uzman olan Japon'lar evlerinde yeşil çay dondurması yapıyorlar, ya siz yapmak istemezmiydiniz? Denemeye değer, kolay gelsin...


Yeşil Çay Dondurmasının Tarifi :

4-6 Kişilik servis için gerekli malzemeler:

3/4 fincan süt
2 yumurta sarısı
5 servis kaşığı toz şeker
3/4 fincan krema sütü (1 kap=250 mL)
1 servis kaşığı matcha yeşil çay tozu (pudrası) - Ülkemizde bunun yerine Çay-Kur teabag yeşil çayı kullanılarak demlenmiş infuzyon (dem) kullanılabilir.
3 yemek şakığı (yarım çay bardağı) sıcak su

Hazırlama aşamaları

1. Yeşil çay tozu sıcak su ile karıştırılır.

2. Ayrı bir kapta yumurta sarısı, toz şeker ile sıcak sukarıştırılır (bu aşamada 3 yemek şakığı -yarım çay bardağı ilave edilir).

3. Bu karışıma süt ilave edilir.

4. Karışım düşük sıcaklıkta ısıtılır.

5. Karışım soğutulur.

6. Karışıma önceden hazırlanan yeşil çay ilave edilir .

7. Çırpılan krema sütü,karışıma ilave edilir ve iyice karıştırılır.

8. Karışım dondurulur.

Termojenik Yeşil Çay Kapsülü


Termojenik aktivite; alınan besinleri yakarken oluşan ısı ve bunun için harcanan enerjidir. Günlük enerji tüketiminin önemli bir bölümünü termojenik aktivite oluşturur. Her besin, termojenik aktiviteyi farklı etkiler.

Yeşil çayın termojenik etkisi, yani vücutta yağ yakılmasını hızlandırdığı son yıllarda başta japonya olmak USA'da yapılmış olan deneysel çalışmalarla kanıtlanmış ve ardından farmakolojik bir ürün (eczanelerde satılmak üzere) olarak üretimine başlanmıştır. Yeşil çayın bu bakımdan başlıca etkili bileşeni epigallokateşin gallat (EGCG) ve kafein olarak belirtiliyor.

Çay kateşinleri bakımından zenginleştirilmiş yeşil çay ekstrelerinin esmer yağ dokusu üzerinde yağ yakıcı (termojenik) etkisi, gerek deney hayvanlarında gerekse insanlarda gösterilmiş. İnsanlarda üç ay uygulama ile vücut yağ kütlesinde belirgin azalma gözlenmiş.

Kolalı içecekler, çay ve kahve gibi kafein taşıyan içecekleri kullanmaması önerilen kişilerde, bilhassa kalp ve damar hastaları veya serebrovasküler (beyin damarları ile ilgili) rahatsızlığı bulunanların bu tip ürünlerden kesinlikle kaçınması gerekir. Bu hastaların kullandığı ilaçlar ile etkileşmesinin yanı sıra, vücutta elektrolit (mineraller) dengesini, bilhassa potasyum oranını bozarak risk oluşturur. Yine migren krizlerini tetikleyebileceği göz önünde bulundurulmalı. Ancak yeşil çay kateşinlerinin (EGCG) bu termojenik etkisinden daha güvenle yararlanılabilmesi için son yıllarda düşük kafein oranına sahip (yüzde 94 EGCG ve yüzde 0.1 kafein) bir formülasyon geliştirilmiş.


Yağ yakılmasını hızlandıran (Termojenik etki) bir başka karışım olan efedrin ile kafeinin birlikte yer aldığı preparatların kullanımı 2003 yılında Amerikan İlaç Dairesi (FDA) tarafından kalp-damar ve serebrovasküler yan etkilerinin yanı sıra paranoyadan intihar eğilimine kadar çeşitli psikolojik yan etkileri nedeniyle yasaklanmıştı. Ancak bu uygulamada sorun efedrinin tedavide önerilen miktarın 60 katı fazla kullanılmasıydı. Bu durumda gerek sporcularda ve gerekse obozite hastalarınca termojenik yeşil çay kapsüllerinin kullanımını arttırmıştır.

Kaynak : www.biriz.biz

Yeşil Çayınız Kaliteli mi


Yeşil çayınız kaliteli mi sorusunu, yeşil çay mı içtiğimizi sanıyoruz şeklinde de sormak mümkün?

Unutmayın! Her yaş çay yaprağından yeşil çay yapılır. Ancak kaliteli yeşil bir çay için yaş çay yaprağının su oranı %80 +2 civarında olmalıdır. Peki içtiğiniz yeşil çay ne kadar kaliteli? Bu arada sağlığınız da önemli her yeşil çay, yeşil çay değildir. Sağlıklı olmayan çay da kaliteli demek değildir. Bunun nedeni yalnızca sağlıklı ortamlarda üretilip üretilmemesi değil, aynı zamanda bir çok üretici ülkede taımda kimyasal ilaç kullanılmasıdır. Tarımında kimyasal ilaç kullanılmayan 2004 yılında ÇAYKUR tarafından üretilip piyasaya sürülen Türk Yeşil Çayı, sağlıklı ve kaliteli olarak nitelendirilebilecek ender yeşil çaylar arasında yerini almıştır.

Türk piyasasında yabancı menşeli bir çok yeşil çay satılmaktadır, bunların çoğunun paketinin adı yeşil, içindeki kuru çay yeşil ancak, demleyip içmeye çalıştığınız çay mı? Sizin için bu işi biz yaptık ve denedik, sonucu yorumsuz, sadece resimlerle ortaya koyuyoruz. Ancak resimler sizi yine yanıltmasın bu çaylar aslında böyle değiller di tabiki, gerek üretildiği ülkede gerekse ülkemizde uygun olmayan depolama şartlarında bekletildiklerinden dolayı okside olmuşlar, yeşil çay olma özelliğini kaybetmişlerdir, tabi bunun yanısıra ambaljına kanıp da aldığımız yeşil çaylarında özgün olmayan, tamamaen yabancı, tütün ve deterjan kokuları da bir yana.

Kaynak : www.biriz.biz

Yeşil Çay ve Güzellik


Yeşil Çay Solüyonun Hazırlanması:
Solüsyonlar farklı şekillerde hazırlanabilinir. Hazırlananan solüsyonlar yapraklarından ayırıldıktan sonra steril bir şişede buzdolabında muhafaza edilmelidir. Küçük miktarlda hazırlanmaları daha uygundur.

1) 1 büyük fincan yeşil çayı 1 litre kaynamış suda 20 dakika demleyiniz,
2) 100 gram yeşil çayı yarım litre suda oda sıcaklığında en az bir saat kalacak şekilde demlemek için bekletiniz.

Ağız Bakımı
- Solüsyonla gargara yapın.

Ayaklar İçin

- Ayak mantarlarına karşı : Ayaklarınızı güzelce ıslatın ancak durulamayın.
- Yorgun ayaklarınızı solüsyonda dinlendiriniz. Soğuk solüsyonda ayaklarınızı 15 dakika tuttuğunuzda uzun müddet ayakta durmanın, yürümenin veya koşmanın oluşturduğu ayak yorgunluklarınızdan kurtulmak için iyi bir çözüm olduğunu göreceksiniz.

Ergenlik Sivilcelerine Karşı

1 kahve fincanı bal, 1 poşet yeşil çay ve 1 ampul C vitaminini robotta krem haline gelinceye kadar ezin. Göz çevresi hariç tüm yüzünüze dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.
Göğüsleri Sıkılaştırıyor

4 kaşık süzme yoğurt ve 2 yemek kaşığı yeşil çayı karıştırın. Karışımı göğüslerinizin üzerine sürün. 10 dakika bekletin ve sonra yıkayın. Ardından da cildinizi yine bitkisel kökenli adaçayı ve kekik yağı gibi cildi sıkılaştırıcı bir yağ ile nemlendirin. Böylece hem cildinizin nem ve yağ dengesini düzenleyecek hem de göğüslerinizin sıkılığını artıracaksınız.

Göz ve Gözaltı

Yeşil çay, called EGCG olarak bilinen anti-inflammatory sayesinde göz altında oluşan halkaları, göz altı torbalarını, kırışıklıkları ve morlukları azaltır. Yeşil çayın uykusuzluk ve stresten dolayı gözlerde oluşan sorunlara karşı rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi vardır.

Eğer poşet yeşil çay kullanıyorsanız işiniz kolay. Çayınızı içtiniz, poşetleri atmıyor, derin dondurucuya koyuyorsunuz. Donduktan sonra poşetleri göz kapaklarınızın üstüne ve göz altına gelecek şekilde gözünüzün üzerine koyunuz Günde 1 kez 10-15 dakikalık seanslar yeterli olacaktır.

Eğer pakette yeşil çay kullanıyorsanız: Yorgun gözleri dinlendirmek için, pamuk tamponu hazırladığınız yeşil çay solüsyona sokunuz, fazlalığını sıkınız. Yavaşça göz kapaklarınızın üzerine yerleştiriniz. 10 dakika kadar dursun. Eğer ihtiyaç hissederseniz tekrarlayınız. (4)
Güneş Yanıklarında

Bir bezi soğuk solüsyonda ıslattıktan sonra, yanık bölgede 15 dakika tutunuz. Günde 4 kez tekrarlanır.

Kızarıklıklarda

Alın, çene ve yanaklardaki kızarıklıklar için doğal çözüm için günde iki kez olmak üzere dört hafta boyunca içinde %2 yeşil çay ekstresi bulunan krem kullanınız. Eğer bulamadıysanız solüsyonunuz ne güne duruyor....

Kuru cilt için yeşil çay losyonu,

Orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suda 1 tatlı kaşığı dolusu yeşil çay haşlanır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı dolusu çiçek balı ve 10 ml gliserin iyice karıştırıldıktan sonra, çayla birlikte küçük bir kavanoza aktarılarak iyice çalkalanır. Karışıma batırılan pamukla, yüz, boyun ve dekolteye friksiyonla iyice emdirilir. (1)

Lekelerde

Solüsyonu lekenin üzerine temiz bir pamuk sürün ve öyle bırakın, durulamayın.
Yara ve Berelerde

Ufak kesiklerde, pişiklerde, berelerde : Bir pamuk tampon yapıp, solüsyonda ıslatıp 5 dakika gerekli bölgede tutunuz. Günde 4 kez yapılabilinir.

Yeşil Çay Maskesi, Olgun Ciltler İçin

Bir bardak su kaynatılır ve 5 dakika bekletilir, 1 yemek kaşığı dolusu yeşil çay eklenerek 5 dakika demlendirilir, süzülür ve soğumaya bırakılır. Bu arada, 3 yemek kaşığı dolusu bademyağı ve 1 yemek kaşığı dolusu çiçek balı iyice karıştırılır. Yeşil çay bu karışıma yavaş yavaş eklenirken karıştırmaya devam edilir. Maske, yüze, boyuna ve dekolteye uygulanır ve 20 dakika etkilemeye bırakılır.

Yüz Maskesi

2 çay kaşığı kili, ılık yeşil çayla kıvamlı bir karışım oluncaya kadar karıştırın. Sonra ince bir tabaka olarak cildinize sürün. Bu şekilde 30 dakika beklettikten sonra durulayın. Ardından yine yeşil çayla hazırladığınız tonikle yüzünüzü yıkayın.

Yüz Toniği

1 çay kaşığı yeşil çayı kaynamış 100ml suyun içine katın. Beş dakika demlenmesini bekledikten sonra soğumaya bırakın. Cildinizi toniğe batırılmış pamukla silin.

Türkiye'de Yeşil Çay Üretimi


Dünya da bilinen iki tip yeşil çay üretimi olup, bunlar Japon ve Çin metodu yeşil çay üretimleridir.

Türkiye'de Çaykur, İlk olarak 1979 yılında yabancı teknik bilgi, makine ve donanımla kurulan ve başarılı olamayarak üretimin durduğu Camidağı çay fabrikasında yeşil çay üretimini Atilla Koruyan'ın görevden ayrılmasıyla birlikte 1980 yılı yaş çay kampanyasında Çaykur'un 7.Genel Müdürü Bedirhan Birben döneminde başlanmış ancak başarılı olunamamıştır. 1981 yılı yaş çay kampanyasına girmeden, Genel Müdür Bedirhan Birben görevden alınmış, yerine gelen Yılmaz Telatar ise 1981 yılında rekoltenin çok düşük olması, yeteri kadar siyah çay alınamaması nedeniyle 1981'de yeşil çay üretimini askıya almıştır. 1982 yılından sonra rekoltenin yükselme sürecine geçmesiyle birlikte yeşil çay üretimini Çaykur'un gündemine almıştır. Camidağı Çay Fabrikasındaki yeşil çay üretiminde kullanılan makineler Anatamir Fabrikasına taşınmış, uygun bir yerde monte edilerek, deneme üretimlerine başlanmış ve olumlu sonuçlar alınmıştır.

Daha sonra, Rahmetli Yılmaz Telatar ile başlayan Çernobil faciası ile sekteye uğrayan ve Sayın Nejat Ural'ın gayretleri ile 1986 yılında tekrar başlayıp üretimde Türk makineleri kullanımına kısmende olsa geçilen Arhavi Çay Fabrikasında 176 yon yeşil çay üretimi yapılmıştır.Üretilen bu çaylar Çernobil faciası nedeniyle imha edildiği gibi üretimde durdurulmuştur İlk iki yeşil çay üretiminde kullanılan teknoloji ve üretilen çay tipi çin tipi yeşil çayıdır. Yeşil çay üretimine artık başlanmayacak derken, çaya gönül verenler arasında yer alacak olan Nejat Ural yeşil çay üretimini tekrar gündeme getirmiş, yoğun bir çalışmadan sonra facia nedeniyle duran üretimi 1989 yılında yeniden başlatmıştır.Türk tüketicisi Türkiye'de üretilen yeşil çay ile ilk bu dönemde tanışmıştır. 250 gramlık poşetlerde paketli çay piyasaya sürülmüştür.

2003 yılında deneme çalışmaları başlayan ve halen Taşlıdere Çay Fabrikası Yeşil Çay Üretim Tesislerinde üretime devam eden tamamen Çaykur çalışanlarının teknik bilgileri ile oluşturulan, Türk mühendisinin beyin gücü ve işçisinin göz nuru ve el emeği ile yaptığı makinelerde Japon tipi yeşil çay üretimi yapılmaktadır.

Yıllar itibariyle Çaykur tarafından gerçekleştirilen yeşil çay üretimi ise; 1986 yılında 176 ton, 1989 yılında 117 ton, 1990 yılında ise 466 ton Çin Tipi yeşil çay üretmiştir. 2004 yılında 140 ton , 2005 yılında ise 200 ton , 2006 yılında ise 120 ton cıvarında japon tipi yeşil çay üretimi yapılmıştır. Çaykur Taşlıdere çay fabrikasında günlük 20 ton yaş çay kapasite ile yeşil çay üretimine devam etmektedir.

Günde bir bardak yeşil çay damarları açıyor


Günde bir bardak yeşil çayın damarları hızla açarak kalp sağlığına önemli katkıda bulunduğu belirlendi.

Daily Mail’in internet sitesinde yayımladığı yeni bir araştırmaya göre, bir bardak yeşil çay 30 dakika içinde omuzlardan bileklere giden damarları yüzde 4 oranında genişleterek, kanın pıhtılaşma riskini azaltıyor.

Akina Tıp Okulu kardiyoloji bölümünden Dr. Nicholas Aleksopulos’la ekibi, omuzdan bileğe uzanan ve vücuttaki kan akışının iyi bir göstergesi olan brakiyal (koldaki) damarların, bazı sıvılar alındığındaki durumunu ultrasonla inceledi.

Bir grup sağlıklı deneğe yeşil çay, kafein ve sıcak su verildi. Her bir sıvıyı aldıktan sonra deneklerin brakiyal damarlarının durumuna bakıldı.

Araştırmacılar, deneklerin yeşil çay içmelerinden 30 dakika sonra damarların yüzde 4 oranında genişlediğini, kafein ve sıcak suyun bu etkiyi göstemediğini saptadı.

Araştırma, European Journal of Cardiovascular Prevention and Rehabilitation’da yayınlandı.

Damarların genişlemesi, kan damarlarını saran hücrelerden oluşan ve pıhtılaşmayı önleyen endotelyumun daha iyi işlemesini sağlıyor.

Daha önceki araştırmalar, siyah çayın endotelyumun kısa ve uzun dönemli performansını artırdığını göstermişti. Ancak ilk kez yeşil çayın geniş damarlar üzerinde kısa dönemde yararlı etkisi olduğu belirlendi.

Bir başka araştırma da yeşil çayın sigara tiryakilerinde endotelyal fonksiyon bozukluğunu ortadan kaldırdığı saptanmıştı. Bunun yanı sıra yeşil çayın kötü kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürmede etkisi olduğu da belirlenmişti.

Siyah çay tüketime sunulmadan önce işlemden geçirildiği için, yararlı antioksidanlar olan flavonoidlerin etkisi yüzde 90’a varan oranda azalıyor.

Kaynak : www.ntvmsnbc.com

Alzheimer ve Parkinson'a YEŞİL ÇAY engeli


Düzenli içimde, antioksidan etkileri ve kansere karşı koruyuculuğu bilinen yeşil çayın bir yararı daha ortaya çıktı. Japonya'da yapılan araştırmaya göre, günde 2 fincan yeşil çay, Alzheimer ve Parkinson hastalığını önleyici etki yapıyor.

Japonya'da Tohoku Üniversitesi’nde Prof. Shinichi Kuriyama önderliğindeki dokuz bilim adamının 2002’de başlayıp Şubat 2006’da bitirdiği araştırmaya göre yeşil çay, Alzheimer ve Parkinson hastalığını önleyici bir rol oynuyor.

Bir yıl boyunca yeşil çayın etkilerini hayvanlar üzerinde deneyen 10 kişilik araştırma grubu, beyindeki nörodejeneratif (bunama) etkinin yok olduğunu tespit edince, insanlar üzerinde denemeye karar verdi ve 70 yaş üzerindeki 1003 kişiden oluşan bir denek grubu ile çalışmaya başladı. Grubun bir kısmına günde bir fincan, bir kısmına günde iki fincan, bir diğer kısmına da üç fincan yeşil çay içirildi. Parkinson, Alzheimer, bunama gibi hastalıkların tanısı için uygulanan; vücut hareketlerinde meydana gelen anormallikleri ya da hafıza durumunu belirlemeye yönelik gerçekleştirilen nörolojik konuşma testlerine tabi tutulan denekler, haftada bir ölçüme alındı. Testlerin sonuçları, çayların içim oranlarına göre değerlendirildi.

Bilimsel bir yayın olan ‘Amerikan Journal of Nutrition’da yayımlanan araştırma sonuçlarını konuştuğumuz Acıbadem Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Yasemin Akyüz, “Alzheimer ve Parkinson özellikle 70 yaşından sonra görülen ve her beş yılda bir katlanarak artan hastalıklar. Eskiden bu hastalıklar toplum açısından büyük sorun oluşturmuyordu. Çünkü ölüm yaşı daha düşüktü ve yaşlı insanların sosyal hayatlarını iyi bir şekilde sürdürmesi beklenmiyordu. Oysa günümüzde bu hastalıklar büyük sorun oluşturmaya başladı ve yaşlılar toplum hayatındaki rollerinden dolayı farklı tedavi yöntemlerinin arayışına girdi. Elbette dünyanın pek çok ülkesinde hastalıklara karşı çare arayışları sürüyor, ama şimdiye değin kesin bir tedavi yönteminden söz edilemiyor. O yüzden bu araştırma, bizler için bir hayli önem taşıyor” diyor.

Dr. Yasemin Akyüz
Dr. Yasemin Akyüz Göster

Önlem Alınmalı
Dr. Yasemin Akyüz, Alzheimer ve Parkinson olma yaşının düştüğünü ve önlem alınması gerektiğini düşünüyor

Günde iki fincan yeşil çay

Araştırma sonuçlarından da anlaşıldığı üzere yeşil çay, oksitatif (antioksidan) ve anti-eflamatuar (iltihabi durumların önlenmesi) etkiler taşıyor. Yeşil çay düzenli içildiğinde, nörodejeneratif etkileri yok ediyor. Dr. Akyüz, daha önce bu şekilde yapılan bir araştırma bulunmadığı için, bugüne kadar yeşil çayın önerilmediğini söylüyor. Dr. Akyüz, uyguladığı tedavi yöntemi konusunda; “Günde üç tableti geçmeyecek E vitamini kürü uyguluyordum ama şimdi hastalarıma günde iki bardak yeşil çay içmelerini önereceğim. Çünkü elimizdeki veriler net olarak gösteriyor ki, yeşil çay beyin için tam bir iksir. Günde düzenli olarak iki fincan içildiğinde antioksidan etkisi ortaya çıkıyor. Ve eminim sadece beyin için değil, başka birtakım hastalıkların tedavi sürecinde de etkili oluyor. Yeşil çayı şimdi elimizdeki net verilerle nöroprotektif (koruyucu) olarak ilan edebiliriz” diyor.

Yeşil çay önermeye karar veren bir diğer nörolog ise Amerikan Hastanesi’nden Dr. Bülent Kahyaoğlu. “Amerika’dan bir doktor arkadaşımı aradım ve araştırmanın tam sonuçlarına ulaştım. İlk önce hayvanlarda, ardından insanlarda denenen yeşil çay araştırması gösteriyor ki, beyin için bir hayli yararlı. Alzheimer, Parkinson ve bunama üzerinde oldukça etkili. Ama benim ve araştırma grubunun bu noktada tek şüphesi var. O da Japonların evde çay içme alışkanlıklarının olmaması ve sosyalleşme adına arkadaş gruplarıyla birlikte dışarı çıkıp içmeleri. Bu alışkanlık Japonların beyin yapılarının daha iyi olduğunu ve diğer ülke insanlarıyla karşılaştırılmaması gerektiğini gösterebilir bize.

Yani sosyalleşen insanın beyni daha güçlü olur ve yeşil çayın içindeki demir ve bakır nedeniyle oksitatif etkileri daha güçlü olabilir. Ama Tohoku Üniversitesi araştırma grubu bundan bahsetmiyor. Yeşil çayın nöroprotektif etkilerini ön plana çıkarıyor ve Alzheimer veya Parkinson olmuş bir kişinin tedavi sürecinde hastalığın ilerleyişini yavaşlatacağını, önleyeceğini ama hastalığın önceki etkilerini yok etmeyeceğini belirtiyorlar.”

Birçok hastalığa etkili

Herbalist Atabay Güveloğlu ise, yeşil çayın içindeki Epigallocatechin-Gallat (EGCG) maddesinin beyindeki plak oluşumunu yüzde 50 azalttığının bilindiğini söylüyor: “Bu yüzden yeşil çay içen kişilerin beyin hastalıklarına yakalanma riski azalıyor. Hatta son zamanlarda yeşil çayın içindeki EGCG maddesinin yoğunlaştırılıp gıda ürünü olarak sunulması da öneriliyor. Kökeninin Çin’e dayandığı bilinen yeşil çay, Milattan Sonra 6. yüzyıl civarında Budist rahipler vasıtasıyla Japonya’ya, 14. yüzyılda da Portekizli Cizvit papazları aracılığı ile İpek Yolu’nu takiben Avrupa’ya getirilmişti. Bu şifalı bitkinin, insan sağlığı açısından öneminin keşfedilmesi, 1200’lü yılların başlarına kadar uzanıyor. Binlerce yıldır Uzakdoğu’da hayatın bir parçası haline gelen yeşil çayın sırrı, bünyesinde bulunan antioksidan maddelerle açıklanabiliyor.”

Güveloğlu, yeşil çayın sadece beyin değil, kanserden romatizmaya pek çok hastalık için de etkili olduğunu belirtiyor: “Japon toplumu üzerinde yapılan uzun çalışmalar; bu ülkede ortalama hayat süresinin kadınlarda 82, erkeklerde ise 76 olduğunu ortaya çıkardı. Ayrıca Japonya, kanser vakalarının dünyada en az görüldüğü ülke olma özelliğini taşıyor. Japon toplumunun bu özellikleri, yüzyıllardan beri yeşil çay tüketmeyi bir hayat tarzı haline getirmeleriyle ilişkilendirilince, çalışmalar bu bitkiye kaydırıldı.

Yapılan çalışmalar sonucunda yeşil çayın pek çok hastalığa iyi geldiği açıklandı. Bitki mucizevi ama ihtiva ettiği etken maddelerden biri de kafein. Bir fincan yeşil çayda, ortalama 78 mg kafein bulunuyor. Yani 6-7 fincan ile ortalama 470-550 mg’lık kafein miktarı vücuda girecek demek oluyor. Bu da gece uykularını olumsuz etkiliyor. Bu sebeple yeşil çayı demlerken ilk 30-40 saniye içinde elde edilen demi döktükten sonra, su ilave ederek yeniden demlemekte fayda bulunuyor.”

Çin dünyanın en çok yeşil çay üreten ülkesi. Yılda 450 bin ton yeşil çay üreten Çin’i, Japonya, Endonezya, Vietnam, Hindistan ve Sri Lanka takip ediyor. Çay tarımı ve üretimi; büyük oranda ekvatoral iklime sahip ve ekvatora yakın bölgelerde yapılıyor. Yeşil çay üretimi için kaliteli yaş çay yaprağına ihtiyaç var. Siyah çayın işlenmesinde olduğu gibi, yeşil çayın işlenmesinde de çay yaprağının standartlara uygun toplanması büyük önem taşıyor.

Yeşil çayın normal çaydan farkı

Yeşil çay, siyah çayla aynı bitkiden ‘Camellia Sinensis’ten elde ediliyor. Aralarındaki tek farklılık, işleme tekniğinden kaynaklanıyor. Yeşil çay yaprakları, siyah çaya göre çok daha az işlem görüyor. Yeşil çay bitkisinin yaprakları, taze ve yeşil rengini kaybetmiyor. Siyah çay bir oksidasyona maruz kalırken, yeşil çay buharla ısıtılarak enzimlerinin ayrılması ile parçalanmıyor ve polifenolik (antioksidan) maddelerinin azalmasına karşın korunmuş oluyor.

Kaynak : www.tempodergisi.com.tr

Kansere yeşil çay


Günde 4-5 fincan yeşil çay vücudu zırh gibi koruyor. Yüksek tansiyondan uykusuzluğa kadar birçok derde derman olan çaylar, doğru şekilde hazırlanmazsa zararlı etkileri ortaya çıkıyor

Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Farmokognozi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Sezik, bitkisel çayların alternatif içecek, koruyucu ve tedavi amaçlı olmak üzere üç grupta ele alındığını belirterek 'Bu çaylar gün boyu içilen çay ve kahvenin yerine sağlıklı bir içecek olarak değerlendiriliyor. Çoğu kişi sabah çayından sonra artık, kuşburnu, elma, adaçayı bitkilerinden hazırlanan çayları tercih ediyor' dedi. Bitkisel çayların vücudun direncini artırarak hastalıklardan koruduğunu belirten Sezik, bu çayların tedavideki rolü hakkında bilgi verdi: 'Nezle, grip gibi günlük rahatsızlıkların yanında böbrek, karaciğer hastalıkları, yüksek tansiyon gibi hastalıklarda da bitkisel çaylar yaygın bir şekilde kullanılıyor. Ancak, kanser gibi çok ciddi hastalıkların tedavisinde bitkilerin çay halinde ilaç olarak kullanımı da görülmektedir. Bu yanlış ve hastanın sağlığını tehlikeye sokacak bir durumdur.' Bitkilerle Tedavi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ekrem Sezik, bitkisel çayların tedavi amaçlı kullanımının yaygınlaşması nedeniyle ülkemizde de yürürlükte olan 'Avrupa Farmakopesi'nin bu tedavi edicilerle ilgili standartlar getirdiğini söyledi.

Doğru şekilde hazırlanmadığında bitkisel çayların etkisini gösteremeyeceğine dikkat çeken Prof. Dr. Ekrem Sezik, 'Bitkisel çaylar, demleme, kaynatma ve normal ısıda hazırlanabilir. Yöntemlerin seçimi önemli. Çünkü bitkisel çay çözeltisine geçecek maddeler bu hazırlama yöntemlerine göre değişebilir. Yanlış yöntem seçilirse istenen maddeler geçmeyebilir veya istenmeyen maddeler geçebilir. Bitkisel çayların bir ilaç şekli olduğu unutulmamalı ' diye konuştu.

Düzenli için

Bitkisel çayların tedavi ve koruma amaçlı kullanıldığında düzenli bir şekilde içilmesi gerektiğine dikkat çeken Sezik, 'Bitkisel çaylar tedaviye uygun şekilde kullanıldığında istenen etki ortaya çıkabilir. Tedavinin gerektirdiği süre tamamlanınca çay içilmesi de bırakılmalı. Aksi taktirde mutedil etki yapan maddelerin birikmesinden istenmeyen etkiler ortaya çıkabilir. İstenen etkinin ortaya çıkabilmesi için kürler arasında bir süre bırakılmalı.'

Hastalara sabah aç karnına ve akşam yatmadan önce birer bardak bitkisel çay içmelerinin önerildiğini belirten Sezik, 'Başka bir şekilde tavsiye edilmemişse çayların etkisini gösterebilmesi için aç karına , sıcak ve yudum yudum içilmeli' dedi.

Şeker yerine bal katın

Bitkisel çaylara tadlandırcı olarak süzme bal ilavesi tavsiye ettiklerini belirten Sezik, 'Öksürüğe karşı kullanılan çaylarda bal ilavesi balın da etkisiyle çayın daha etkili olmasını sağlayacaktır. Suni tadlandırıcıların bitkisel çaylara ilave edilmesini önermiyoruz. Çünkü çaydaki etkili maddelerle reaksiyona girmesi kaçınılmazdır. Uçucu yağ taşıyan droglarla hazırlanan çayları herhangi bir tadlandırıcı katmadan içmek gerekir' dedi.

Erkeklere uyarı

Doğal Tıp Derneği Başkanı Dr. Ender Saraç, adaçayında doğal östrojene (Kadınlık hormonu) yakın bileşikler olduğunu hatırlatıp erkekleri bu çaydan günde iki fincandan fazla tüketmemeleri konusunda uyardı. Saraç, yanlış hazırlandığında çayların olumsuz etkisinin ortaya çıkabileceğine dikkat çekerek 'Adaçayı kaynatılmaz. Haşlama ya da demleme şeklinde hazırlanır. İki, en fazla üç dakika kaynar su içinde kalırsa o zaman yararlı maddelerini verir. Daha fazla kaynatılırsa acı bir tad oluşur. Bu da bitkinin zararlı maddeler verdiğini gösterir. ' Saraç, çayların hijyenik ambalajlarda, ruhsatlı olmasına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek 'Bunlara dikkat edilmezse yeterince randıman alınmayabilir, farkında olmadan böcek ilacı bulaşmış, toksitli çaylar içmiş olabilirsiniz' dedi.

Kalbe de birebir

Case Western Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan araştırmaya göre, günde 4-5 fincan yeşil çayın kanserden koruyucu etkisi var. Dr. Ender Saraç, mayalanmamış siyah çaydan elde edilen yeşil çayın vücut üzerindeki etkisi hakkında bilgi verdi: 'Yaşlanma ve yıpranmaya yol açan maddelerin vücuttan temizlenmesine yardımcı oluyor. Kan kolesterolü ve lipid düzeyini normal sınırlarda tutmaya yardımcı olup kalp sağlığını koruyor. Yeşil çayda bulunan polifenol ve kateşin adı verilen maddeler tümör oluşumuna yol açan maddeleri yok ediyor. Yeşil çay yaygın olarak içilen Asya ülkelerinde Batı'ya oranla kanser vakalarının daha az olduğu biliniyor.'

Yeşil Çay Mucizesi


Hem sağlığınız hem güzelliğiniz için
Yeşil çay mucizesi

Sadece sağlıklı bir içecek değil, aynı zamanda güzellik konusunda da haklı bir ünü var. İnce ve formda, sağlıklı bir beden, pırıl pırıl bir ten ve canlı dinamik ruh hali için herkesi yeşil çayın nimetlerinden daha fazla yararlanmaya davet ediyoruz.

Elif Duran

ÇAY CİLDİ GENÇ TUTAR

Yeşil çay mucizesini teninize taşımak için kendi yaptığınız bu pratik maskelerden de yararlanabilirsiniz.
Temizleyici tonik
1 çay kaşığı yeşil çayın üzerine 10 ml. kaynamış su koyun 5 dakika demlendirin. Soğumaya bırakın. Sonra cildinizi bununla temizleyin. Daha sonra çayın içine batırılmış pamukla cildinizi silin. Bu cildinizin koruyucu tabakasını düzenler, cildi parlatır.

Göğüsleri sıkılaştırıyor

4 kaşık süzme yoğurt ve 2 yemek kaşığı yeşil çayı karıştırın. Karışımı göğüslerinizin üzerine sürün, 10 dakika bekletin ve sonra yıkayın. Ardından da cildinizi yine bitkisel kökenli - adaçayı ve kekik yağı gibi cildi sıkılaştırıcı bir yağ ile nemlendirin. Böylece hem cildinizin nem ve yağ dengesini düzenleyecek hem de göğüslerinizin sıkılığını artıracaksınız

Yeşil çay niye bu kadar faydalı?

Aslında yeşil çay siyah çayla (Camellia sinensis) aynı bitkiden elde ediliyor. Siyah çay oksidasyona maruz kalıyor ve bu da antioksidan özellikteki maddenin yapısının bozulmasına neden oluyor. Fakat yeşil çay ve siyah çayın kafein miktarı aynı.

Yeşil Çayın Bilinmeyen 7 Faydası


Yeşil çayla ilgili birçok olumlu şeyler duyarız ancak tam olarak nelere yararlı olduğunu bilmeyiz. Yeşil çay hastalıklarla, iltihabi rahatsızlıklar ve kalp hastalıklarıyla savaşmanızı sağlar mı? İşte yeşil çayın 7 yararı..

Kanser riskini önler
Yeşil çay tedepen tırnağa kanseri önlemeye yardımcı oluyor. Araştırmalara göre düzenli içilen yeşil çay, akciğer, gırtlak, mide, bağırsak ve prostat kanserlerinin gelişmesini, büyümesini ve yayılmasını önlüyor.

Cildinizi yumuşatır
Yeşil çay kaşınma ve şişliklere karşı doğal bir antiseptiktir. Bir yeriniz yandığında, kestiğinizde ya da bir şey ısırdığında üzerine biraz yeşil çay dökün ya da ilgili yere yeşil çaylı pamuk koyabilirsiniz.

Cildinizi korur
Laboratuvarlarda cilde doğrudan uygulanan yeşil çayın cildi güneş yanıklarından ve kanserden korumaya yardımcı olduğu görüldü. Yeşil çayınızın nemlendirici ve güneşten koruyucu özelliğinden yararlanabilirsiniz.

Tansiyonu düşürür
Yeşil çay içmek 120 / 80 arasında sağlıklı bir tansiyona sahip olmayı sağlıyor. Günde yarım fincan çay içenler, içmeyenlere göre hipertansiyon gibi rahatsızlıklara % 50 daha az risk taşıyor. Bunun nedeni ise yine yeşil çayda bulunan polyphenoller..

Hafızayı korur
Yeşil çay hafızayla ilgili sorunları önler. Günde en az 2 fincan yeşil çay içenlerin algılama ve zihinsel işleyişlerinin içmeyenlere göre daha az . Yeşil çaydaki antioksidanlar Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara karşı beyni koruyor.

Genç kalmanızı sağlar
Yeşil çay hücrelerinizin daha uzun ömürlü olmasını ve daha genç ve sağlıklı kalmanızı sağlar. Kalp hastalığı gibi riskleri azaltır, ömrünüzü uzatır ve enerji verir. Günde 1, 5 bardak yeşil çay içmek kolesterol ve yağın vücut tarafından emilimini önler.

Zayıflatır
Zayıf kalmak bazılarının yeşil çay içmesi için yeterli bir sebep olabilir. Yeşil çay kalori yakmaya yardımcı olur. Her gün az da olsa içenler için bu oldukça sevndirici olmalı!

Çin Yeşil Çayları


Çin yeşil çayları, yaprağın yaşına ve işlenmiş yaprağın stiline ve şekline göre sınıflandırılırlar.

Bunlar:
Gunpowder (GP),
Imperial, Young Hyson (YH),
Hyson,
Twankay,
Hyson Skin,
Chunmee (CH) ,
Sowmee (SW)
Dust stillerinde üretilirler.

Bu stil veya şekil kategorilerinin her biri farklı altsınıflar içerirler. Örneğin Gunpowder toplu iğne başı büyüklüğünden yaprak büyüklüğüne kadar sınıflandırılır ve daha sonra da Extra, birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci ve sıradan Gunpowder olmak üzere alt gruba ayrılırlar.

Pan Dried Üretim: Chun Mee, Gun Powder, Xihju Longjing, Nangjing Yuhuacha, Biluochin,

Basket Dried Üretim : Huangshangmaofeng, Liuanguapian, Taipinghoukuiu

Roasted Üretim: Mengdinggablu, Anhuasongzhen, Gaoqiaoyinfeng, Jingtingluxue

Sun Dried Üretim: Square, Puerfangcha, Sichuan, Tuocha,

Steam Fixed: Chinese Sencha, Enshiyolou.

Kaynak : www.biriz.biz

Japon Yeşil Çayları


Matcha

Bebek pudrası gibi toz halindedir, Japon seremonilerinin vazgeçilmez çayıdır.
Gyokuro’ya benzer yöntemle üretilir ancak kıvırma–kurutma uygulanmaz.
Bir taş dibekte Matcha’ya (toz çay) öğütülür ve çay törenlerinde kullanılır.

Gyokuro

Tamamiyle gölge koşulları altında yetiştirilmiş, klorofil, kafein ve amino asit kapsamı yüksek, polifenol kapsamı düşük olan çay bitkilerinden elle toplanarak üretilmiştir.

Bu Japonya’da ki en güzel çaydır. Kendine has aroması ve hafif tatlımsı buruk bir tadı vardır.Bu çay yetiştirilirken yaklaşık 2 hafta süreyle gölgede altında tutulur.

Sencha

Günümüzde tüketimi en yaygın olan çaydır. Sencha çayının bir çok çeşiti bulunmaktadır.

Bazılarında otlaksı bir kokunun hakim olmasının yanısıra, bazılarında çiçek aromasına rastlanmaktadır.

Oksidasyon sitim ile durdurulur. Çin çaylarının bu tip üretilenlerinin çoğunda üretimden kaynaklanan duman kokusu olup, bunun farklı bir lezzet olduğunu belirtirler.

Bancha

Kaba çay, yaprak sapları ve düşük kaliteli çaylardan yapılıp, niteliksiz olmasına karşın günlük kullanımda özellikle kırsal ve dağsal bölgelerde yaygın olarak içilmektedir.

Halk tarafından evde basit düzeneklerle el yapımı olarakda üretilmektedir.
Dünya yeşil çay üretiminde pek bilinmemektedir.

Tamaryokucha

Stimlendikten sonra bu çay, kıvırma yapan kurutucuda virgüle benzeyen bir şekil alır.
Bu tip çaylar çoğunlukla Kyushu bölgesinde imal edilir.

Kamairicha

Sencha çayından farkı üretim aşamasında yapraklar sıcak su buharı ile değil fırında 200-300 C'lik şok soldurmaya tabi tutulmuş olmalarıdır.

Genmaicha

Güzel aromaya sahip Poprice (prinç) ve Genmai (mısır patlağı) eklenmiş olan Bancha’dır.

Awabancha

Oksidasyon sonrası kavrulan bir çaydır, Tokushima bölgesinde üretilir.
Ekşimsi karakteristikte bir aromaya sahip olduğundan laktik asitli bir içeceğe benzer.

Kaynak : www.biriz.biz

Yeşil Çayın Faydaları



* Yeşil çay içindeki kateşinler sayesinde :
o Kanser riskini azaltır.
o Yeşil çay yemek borusu kanserini erkeklerde %57, kadınlarda %60 oranında önlemektedir.
o Yeşil çay düzenli içilmesi halinde prostat kanseri riskini üçte iki azalmaktadır.
o Yeşil çay deri kanserine yol açan ultroviyole ışınların zararından korur.
o Tümörü küçültür.
o Antioksidandır.

* Yeşil çaydaki antioksidan E vitaminindekinden 20 kez daha kuvvetlidir.
o Kolestrolü düşürür.
o Tansiyonu ayarlar.
o Kan şekerini ayarlar.
o Bakterileri öldürürür.
o Grip virüsünü öldürür.
o Ağız kokusunu önler

* Yeşil çay içindeki C vitamini sayesinde :
o Stresi azaltır.
o Gribi önleyicidir.

* Yeşil çay içindeki kafein sayesinde :
o Performansı etkiler,yorgunluk ve uyku halini ortadan kaldırır.
o İdrar söktürücüdür.
o İdrar söktürücü özelliğinden dolayı zayıflama rejimlerinde kullanılıyor.

* Yeşil çay içindeki flavonoidler sayesinde :
o Kan damarlarını güçlendirir.

o Yeşil çay içindeki polisakkaridler sayesinde :
o Kan şekerini düşürür.

* Yeşil çay içindeki fluorid sayesinde :
o Diş çürümesini engeller.

* Yeşil çay içindeki E vitamini sayesinde :
o Antioksidan olarak rol oynar.
o Yaşlanmayı geciktirir.

* Yeşil çay içindeki EGCG (Epigallokateşin Gallat) adlı kimyasal madde sayesinde :
o Kanser hücrelerinin gelişmesini önlüyor.
o Akciğer, mide, bağırsak karaciğer ve deri kanserlerini önleyici etki yapıyor.
o Alzheimer'i önleyici
o Sigara kullanımının toksik etkisini azaltıyor.
o Yeşil çay içen hamile kadınlar sorunsuz bir doğum gerçekleştirebilirken, sakat çocuk dünyaya getirme riski de azalacak.
* Diş çürüklerine sebep olan bakterileri öldürerek çürükleri önler.
* İçeriğindeki kateşin maddesi nedeni ile kolesterolü düşürür.
* Antioksidan özellikleri vardır. Bu özelliği ile kansere ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu olabilmektedir. İspanya’daki Murcia Üniversitesi ve İngiltere’deki Norwich Üniversitesi’nin ortaklaşa yürüttüğü araştırmalar, yeşil çayda bulunan ‘polipenol EGCG’ maddesinden üretilecek olan ilaçlarla, çeşitli kanser hastalıklarının tedavisinin gerçekleştirilebileceğini ortaya koymuştur.
* Zihinsel aktivitelerde yarar gösterdiği ileri sürülmektedir.

Yeşil Çay ve Çeşitleri


* Japon Yeşil Çayları
o Gyokuro
o Matcha:bebek pudrası gibi toz halindedir, Japon seremonilerinin vazgeçilmez çayıdır.
o Sencha
o Kamairicha:Sencha çayından farkı üretim aşamasında yapraklar sıcak su buharı ile değil fırında şok soldurmaya tabi tutulmuş olmalarıdır.
o Bancha:kaba çay, düşük kaliteli çaylardan yapılıp, niteliksiz olmasına karşın günlük kullanımda özellikle kırsal ve dağsal bölgelerde yaygın olarak içilmektedir. Halk tarafından evde basit düzeneklerle el yapımı olarakda üretilmektedir. Dünya yeşil çay üretiminde pek bilinmemektedir.

* Çin yeşil çayları:
o Gunpowder (GP)
o Imperial, Young Hyson (YH)
o Hyson
o Twankay
o Hyson Skin
o Chunmee (CH)
o Sowmee (SW)
o Dust

Kaynak : Wikipedia

Yeşil Çay ve Sağlık


* Yeşil çay içindeki kateşinler sayesinde :
* Kanser riskini azaltır. (Reduces incidence of cancer)
+ Yeşil çay yemek borusu kanserini erkeklerde %57, kadınlarda %60 oranında önlemektedir.
+ Yeşil çay düzenli içilmesi halinde prostat kanseri riskini üçte iki azalmaktadır.
+ Yeşil çay deri kanserine yol açan ultroviyole ışınların zararından korur.
o Tümörü küçültür. (Reduces tumors)
o Antioksidandır. (Reduces oxidation by active oxygen)
+ Yeşil çaydaki antioksidan E vitaminindekinden 20 kez daha kuvvetlidir.
o Kolestrolü düşürür. (Lowers blood cholesterol)
o Tansiyonu ayarlar. (Inhibits increase of blood pressure)
o Kan şekerini ayarlar. (Inhibits increase of blood sugar)
o Bakterileri öldürürür. (Kills bacteria)
o Grip virüsünü öldürür. (Kills influenza virus)
o Ağız kokusunu önler. (Prevents halitosis)

* Yeşil çay içindeki C vitamini sayesinde :
o Stresi azaltır. (Reduces stress)
o Gribi önleyicidir. (Prevents flu)

* Yeşil çay içindeki kafein sayesinde :
o Performansı etkiler,yorgunluk ve uyku halini ortadan kaldırır. (Stimulates wakefulness - removes fatigue and sleepiness)
o İdrar söktürücüdür. (Acts as diuretick)
+ İdrar söktürücü özelliğinden dolayı zayıflama rejimlerinde kullanılıyor.

* Yeşil çay içindeki flavonoidler sayesinde :
o Kan damarlarını güçlendirir. (Strengthen blood vessel walls)

* Yeşil çay içindeki polisakkaridler sayesinde :
o Kan şekerini düşürür. (Lowers blood sugar)

* Yeşil çay içindeki fluorid sayesinde :
o Diş çürümesini engeller. (Prevents cavities)

* Yeşil çay içindeki E vitamini sayesinde :
o Antioksidan olarak rol oynar. (Acts as antioxidant)
o Yaşlanmayı geciktirir. (Regulates aging)
* Yeşil çay içindeki EGCG (Epigallokateşin Gallat) adlı kimyasal madde sayesinde :
o Kanser hücrelerinin gelişmesini önlüyor.
o Akciğer, mide, bağırsak karaciğer ve deri kanserlerini önleyici etki yapıyor.
o Alzheimer'i önleyici
o Sigara kullanımının toksik etkisini azaltıyor.
o Yeşil çay içen hamile kadınlar sorunsuz bir doğum gerçekleştirebilirken, sakat çocuk dünyaya getirme riski de azalacak.

* Yeşil Çay:
o Anti enflamatuar, hücre yenileyicidir.
o Arterioskleroz riskini azaltır.
o Damar sertliğinden koruyor. Kılcal damarları büzerek ödem oluşmasını önlüyor. (21)
o Deriyi besler
o Kalp ve dolaşım sistemini olumlu etkiler ve, hastalıklarını azaltır.
o Kemik erimesini engelliyor.
o Kilo verdirir.
o Mide ve barsak problemlerini hafifletir.
o Migreni geçiriyor.
o Sürekli kullanımı, romatizmal hastalıkların tedavisinde fayda sağlar.
o Vücuttaki yağların yakılma sürecini hızlandırarak diyetleri destekler.
o İstenmeyen yeğların %30'unu absorbe eder.

Unutmayın!!!

* Günde 4-5 fincan yeşil çay vücudunuz zırh gibi korur.
* Sabah aç ve akşam yatmadan önce birer bardak yeşil çay önerilir.
* Yeşil çayınıza şeker koymayınız,
* Tatlandırıcı olarak süzme bal koyabilirsiniz.
* Etkili olabilmesi için aç karnına, sıcak ve yudum yudum içilmelidir.
* Bizden demesi: siz siz olun ÇAYKUR yeşil çayı için.

kaynak : www.biriz.biz

Yeşil Çaydaki Şifa


Archives of Dermatology Amerikalı araştırmacılar, yeşil çayın, meme ve prostat kanseri gibi cilt kanserini de önlediğini açıkladı. Case Western Üniversitesinde fareler üzerinde yapılan araştırmalarda, yeşil çayın içinde bulunan "poliphenols" adındaki maddenin, cilt kanserini önlediği tespit edildi. "Poliphenols"un, kanser tümörleri etrafında tümörleri besleyen kılcal damarların oluşmasını önleyen ve kanser hücrelerini öldüren madde olduğu, daha önce yapılan araştırmalarda belirlenmişti. Yeşil çayın günde dört bardak içilmesinin bazı kanser türlerinin oluşmasını önleyebildiğini kaydeden araştırmacılar, yeşil çayın cilde sürülmesi ile de, cilt kanserine karşı koruyucu bir tabakanın oluşturulabildiğini belirttiler. Farelerde yapılan araştırmalarda, cilde sürülen yeşil çayın, ultraviyole ışınlarının etkisini azaltarak ciltte aşırı yanma ve su kabarcıkları oluşmasını önlediği belirlendi.

Araştırmacı Santosh Katiyar, yeşil çayın kanser hastaları için "tedavi yöntemi olmadığını fakat sağlıklı insanların kullanması ile kanser riskini önlediğini" belirtti. Araştırmacılar, yeşil çayın bir-iki günde etkisini göstermediğini, insanların yeşil çay içmeyi alışkanlık haline getirmeleriyle yaşam boyu faydasını görebileceklerini kaydediyorlar ve ciltlerine yeşil çay süren insanların yine de uzun zaman güneş altında kalmaktan sakınmaları gerektiğini, cilt kanserini önlemenin en iyi yolunun, ultraviyole ışınlarının etkisinden korunmak olduğuna dikkat çekiyorlar.

www.rizede.com

Yeşil Çayın Faydaları ve Kullanım Alanları


· Yeşil çay HDL (iyi kolesterol) seviyesini yükseltirken, LDL (kötü kolesterol) seviyesini düşürerek kolesterol dengesinin kurulmasına yardımcı olabilir.

· İçerdiği polifenoller (EGCg) sayesinde, yağların vücutta depolanmadan atılmasına ve kilo vermenize yardım eder.

· Yeşil çay bağırsaklardaki arzu edilen (faydalı) bakterilerin seviyesinin yükseltilmesine ve sindirim sistemine yardımcı olabilir. (Referans6)

· Antioksidan ve yaşlanma etkilerini geciktirici (anti-aging) özelliğe sahiptir.

· Sigara kullanımının toksik etkisini azaltıcı etkisi vardır.

· Kanser riskini azaltabilir.

· İçeriğindeki EGCg sayesinde, kanser hücrelerinin gelişmesini önleyici etkiye sahiptir.

· Yeşil çay tümörleri küçültebilir.

· Ağız kokusunun önlenmesine yardımcı olur.

· Kan damarlarını güçlendirir.

· Kan şekerinin düşürülmesine yardım eder.

· Diş çürümelerinin önlenmesine yardımcıdır.

· Alzheimer ve Parkinson’ a karşı önleyici etkisi vardır.

· Anti enflamatuar ve hücre yenileyici özelliği vardır.

· Artero-skleroz (Damar sertliği) riskini azaltabilir.

· Damar sertliğine karşı koruyucu ve kılcal damarları büzerek ödem oluşmasını önleyici etkisi vardır.

· Migreni hafifletici etkisi vardır.

· Virüslere karşı vücut direncini arttırmaktadır.

www.bitkisel-tedavi.com

Yeşil Çay



Yeşil çay; Camellia sinensis bitkisinin yapraklarından elde edilen bir çaydır. Yeşil çay, siyah çayla aynı bitkiden “Camellia Sinensis” ten elde edilmesine rağmen; aralarındaki tek farklılık, işleme tekniğinden kaynaklanır. Yeşil çayın yaprakları, siyah çaya göre çok daha az işlem görür. Yeşil çay bitkisinin yaprakları, taze ve yeşil rengini kaybetmez. Siyah çay bir oksidasyona maruz kalırken, yeşil çay oksidasyona maruz kalmaz ve içerisindeki antioksidan maddelerin azalmasına karşı korunmuş olur (Referans15). Her iki çayda da kafein bulunur, ancak yeşil çaydaki kafein oranı daha düşüktür. Siyah çayın da, yeşil çayın da antioksidan özellikleri vardır, ancak daha az işlem gördüğü için yeşil çaydaki antioksidan miktarı daha fazladır.

Yesil Çay - Camellia sinensis Eğer uzun yaşama konusunda bir yarışma olsaydı Japonlar, dünya şampiyonu olurdu! Japonlar, fazla sigara içtikleri halde diğer bütün uluslardan daha uzun ömre sahiptirler. Sırları nedir? Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya’ daki bazı araştırmacılar, cevabı yeşil çayda arıyorlar. Yeşil çayda bulunan bazı maddelerin kansere ve kalp hastalığına karşı mücadele etmeye yardımcı olabileceğini ileri süren etkileyici bazı çalışmalar yapıyorlar (Referans12). Yeşil çay, kateşin (catechin) adlı potansiyel olarak yararlı maddelerin zengin bir kaynağıdır. Çay işlenirken değerli kateşinlerin bir kısmını oksidasyon ile kaybeder (Siyah çay). Yeşil çay çok az prosese uğramıştır, bu yüzden siyah çaya oranla kateşinlerin çok büyük bir bölümünü barındırmayı sürdürür (Referans15). Yeşil çayın kimyasal bileşimi, iklim, mevsim, tarımsal uygulamalar ve yaprağın yaşı (hasat edilen sürgünde yaprağın pozisyonu) ile ilgili olarak değişir.Yeşil çayın en önemli bileşenleri polifenoller özellikle EGCg’ dir.Yeşil çayın diğer bileşenleri, kafein, theanin (bir çeşit amino asit), vitaminler,organik asitler, polisakkaritler, protein, lignin, florid, mineraller’ dir. Son yıllarda, modern kimyanın ilerlemesiyle, yeşil çay bieşenleri analiz edilmiş ve yeşil çayın sağlığa etkileri, biimsel teyidi olan bir noktaya ulaşmıştır. Yeşil çayın anti-kanserojen, kalbi koruyucu, damarları koruyucu ve anti-mikrobiyal aktivitelere sahip olduğu teyid edilmiştir. Sağlığa yararlarından dolayı yeşil çaya olan ilgi artmış ve gelişmiş ülkelerde yeşil çay tüketimi hızla artmaya başlamıştır.Yeşil çayın içeriğindeki polifenol genel adı verilen ve içerisinde önemli kateşinleri içeren grup antioksidan özellikten sorumludur. Bunlardan EGCg Epigallocatechin gallate - epigallokateşin gallat) en önemli antioksidanlardan biridir. Polifenoller, içerisinde flavonoid ve kateşinlerin de bulunduğu geniş bir antioksidan grubudur. Yeşil çay demlenerek tüketildiği gibi artık şimdilerde ekstreleri tablet veya kapsül formunda da tüketilebilmektedir. Normalde 1 fincan yeşil çay yaklaşık olarak 40-80 mg kafein içerirken, burada anlatılan ekstre (öz) kapsülleri 4 mg kafein içermektedir. Ayrıca bu kapsüller 200 mg EGCg içermektedirler. Dolayısıyla Yeşil çay ekstre kapsüllerimiz, hem kafeinden kaçınarak, hem de daha fazla EGCg tüketerek yeşil çayın faydalı etkilerinden yararlanmak isteyenlere özellikle önerilebilir.

www.bitkisel-tedavi.com